SOL Parti, ülkede derinleşen yoksulluk, adaletsizlik ve baskı ortamına karşı kapsamlı bir kampanya başlattığını açıkladı. Eylül ayına kadar sürecek olan kampanyanın ilk ayağında eğitim sistemi mercek altına alındı. Yapılan basın açıklamasında, AKP-MHP iktidarının eğitim politikaları sert bir dille eleştirildi; mevcut iktidarın ülkeyi çürüme ve çöküşe sürüklediği ifade edildi.
SOL Parti’nin açıklamasına göre, cumhuriyetin temel kurumları sistematik biçimde tasfiye edildi, parlamento etkisizleştirildi ve yargı, iktidarın bir sopasına dönüştü. Eğitim ve sağlık alanlarının piyasalaştırıldığı; kamu kurumlarının ise tarikatlara teslim edildiği vurgulandı. Halkın işsizlik, yoksulluk ve adaletsizlik içinde yaşam mücadelesi verdiği belirtilirken, kadın cinayetlerine, gençlerin geleceksizliğe sürüklenmesine, göç ve sömürü politikalarının yıkıcı etkilerine dikkat çekildi.
Açıklamada, iktidarın anayasayı değiştirme girişimleri, muhalefeti bölme ve etkisizleştirme çabaları “oyalama hamleleri” olarak nitelendirildi ve bu politikalarla Türkiye’nin baskıcı, seçimsiz bir totaliter rejime sürüklenmeye çalışıldığı savunuldu.
Kampanyanın ilk odağını oluşturan eğitim alanında, laik, bilimsel ve parasız eğitimin ortadan kaldırıldığı belirtildi. Okulların birer ticarethaneye dönüştürüldüğü, özel okul patronlarının Milli Eğitim sisteminin başına getirildiği ve tarikatların eğitim üzerinde söz sahibi haline getirildiği dile getirildi. Eğitimin gençler için bir geleceksizlik kapısına dönüştüğü ifade edilirken, şifreli sınavlar, torpilli mülakatlar ve liyakatsizlikle büyütülen adaletsiz bir sistemin hüküm sürdüğü kaydedildi.
Kamu okullarına ayrılan bütçenin kasıtlı biçimde azaltıldığına işaret eden açıklamada, öğrencilerin okulda bir öğün yemekten mahrum bırakıldığı, temizlik ve ısınma gibi en temel ihtiyaçların bile veliler tarafından karşılandığı belirtildi. Özellikle kız çocuklarının eğitimden koparıldığı, yoksul bırakılan çocukların tarikat yurtlarına mahkûm edildiği ve MESEM gibi projeler aracılığıyla çocuk işçiliğinin yaygınlaştırıldığı aktarıldı.
SOL Parti, çözümün mümkün olduğunu savunarak “Parasız, nitelikli ve bilimsel eğitim herkesin hakkıdır” dedi. Eğitimin ticarileşmesine son verileceğini, tüm özel okulların kamulaştırılacağını ve hiçbir öğrencinin barınma, ulaşım ya da kırtasiye gibi masraflar için ödeme yapmayacağını ifade etti. Tarikat ve cemaatlerin okullardan tamamen çıkarılması gerektiği vurgulanırken, Aladağ’daki gibi faciaların bir daha yaşanmaması için mücadelenin sürdürüleceği kaydedildi.
Gençlerin işsizlik ve umutsuzluk nedeniyle ülkeyi terk etmek zorunda bırakılmasına da değinilen açıklamada, eğitim sisteminin gençleri geleceğe hazırlayan bir yapı olması gerektiği belirtildi. SOL Parti, “Bu rejime son vereceğiz” diyerek çağrısını yineledi: “Gençler, kadınlar, işçiler, köylüler, emekliler; Kürt, Türk, Alevi, Sünni hep birlikte bu karanlığa son vereceğiz. Laiklik, eşitlik, özgürlük ve bağımsızlık için birlikte örgütlenelim, birlikte yürüyelim.”
Parti, sokak sokak, meydan meydan sürecek mücadelenin devam edeceğini belirtti ve eğitimde, emekte, halkın tüm yaşam alanlarında yaşanan çöküşe karşı birleşik bir halk direnişi çağrısında bulundu.
